temizlik şirketi ve insan inanclarımız

temizlik şirketi ve insan inanclarımız

 buralarda yerleşik hayat değerleriyle, yani yerleşik medeniyete jlverişH fikirler, kurumlar ve kanunlardan oluşan bir bütünle yüz yüze ^çimektedirler. Bunlar, Yunan, Bizans ve Sasani etkilerini taşısalar da, j^nadolu Türk toplumu içinde İslâm ideolojisi tarafından temsil edil-^ektedirler.^^
Selçuklu siyasî otoritesine süreklilik kazandırmak amacıyla des-(jk olduğu bu değerler, Konya, Sivas, Kayseri gibi şehirlerde kurulan medreselerde, ulamalar tarafından yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu değerler, Şamanist kalıntılara ve göçebe Türk geleneklerine karşı tıoşgöriisüzdür. Merkezi otorite tarafından desteklenen bu hoşgörüsüz tavır, halk üzerinde baskıya dönüşmektedir. Oysaki daha önce dervi ş-1ertarafından, geniş ve yumuşak bir ruh ve mana ile yayılan İslâmiyet, buyeni tavır karşısında şaşkınlıkla karşılanmıştır. Şamanist inançlar ve Türk göçebe yaşama biçimi çatışmaya girmek, ya da İslâmi ideoloji ile uzlaşma noktaları aramak durumundadır. Her iki değer grubu arasında uzlaşma noktalan arama Selçuklu ve Osmanlı döneminde Ahi birlikl e-n tarafından organize edilmiştir.
Selçuklu dönemi Ahi birlikleri, göçebe toplum değerleriyle yeri e-şikhayat değerlerini uzlaştıran cemaatler olarak; Anadolu Türk toplumu içinde esnaf ve sanatkâr kitlelerini organize eden birlikler biçimine dönüşmesi, değişen sosyal yapıya paralel olarak yavaş yavaş gerçekleşmekte, göçebe yaşama biçimiyle sınırlı bir takım sanat kollarında zaten usta olan Türk halkının Anadolu’daki el sanatlan üretimine hâkim olmalanndan sonra, kesin, sürekli ve kararlı görünüşünü kazanmıştır. Bunun gerçekleşmesinde tarihî ideolojik (Fütüvvet, Batinîlik, Melanilik, Şamanîlik ve eski Türk gelenekleri), Sosyo-ekonomik (Bizans Loncalarının kalmtılan-Yerleşik yaşama biçiminin zorunlulukla-n)etkenler rol oynamıştır.^'*
Ahi birlikleri sentezini oluşturan ideolojik öğelerin önemlisi olan filttüvvet, Arap kökenli bir kavram olarak tarihî süreçte gelişerek uzun dönem geçerli olmuş ve ideoloji hâline gelmiştir. Aslında, gençlik, ergenlik çağı, delikanlılık anlamına gelen Fütüvvet, İslâmiyet ile bi r-
göçebe aşiret yapısından yerleşik hayata ve millet yapısına doğru
522 / Anadolu’da Maneviyat
gelişen Arap toplumunda aşiret değerlerinin yeni yapıdaki
yânsı,
ndır. İdeoloji niteliği kazanması iki aşamada gerçekleşir: 1 v'\ bir ahlâk ideolojisi olması: Ahret inancına dayanan İslâm ahlâk N sında, cömertlik, misafirperverlik, yiğitlik ve nefse hâkimiyej^^^ buyruğuna bağlılığı içine alan ahlâki tavır. 2. Fütüvvetin, yaşama, halka hakkı olan olmayan her şeyi verme, fakat hiç ai^ Böylece, artık bir ideoloji oluyor.^
Farklı toplum, ırk ve kültürleri belli bir yapı içinde birleştirerı ortaklaşa bir tarih oluşturmayı amaçlayan İslâmi ideoloji karşısını Fütüvvet ulusal değerleri desteklemektedir. Hızlı yayılması karşismd^ resmî İslâm ideolojisinin temsilcisi olan ulemanın tavn, buyeniide,)^ lojinin dünyevî niteliğini ortaya koymaktadır. Bunda Fütüvvet ideolo. jisinin yiğitlik, cömertlik ve konukseverlik gibi din dışı değerleri temç| alan dünyevî bir ideoloji olması, diğer yandan İslâm ideolojisinij gerçekleştirmeye çalıştığı toplumsal düzen içindeki aksaklıklara karş, çıkması etkilidir.
İslâm ideolojisi çerçevesinde biçimlenen evrensel bir ahlâk olduğu halde, Fütüvvet, bir yandan İslâm prensipleriyle uzlaşmaya çabala yarak, bu gmplann ideolojisi hâline gelirken, diğer yandan İslâm ahlâ kını bir grup ahlâkı biçimine dönüştürmeye çalışır.
Halife El-Nâsır, sofilerden Şihabü’ddin Suhreverdi’nin telkiniyle kendisini Fütüvvet birliklerinin başkanı ilân ediyor. Alamut’taki Şiî Batmilere karşı, Fütüvvet gibi yaygın ve sağlam organizasyonlu bir ideolojiyle karşı çıkılmaya çalışılmıştır. Sünni İslâm ideolojisi Fütüvvet gibi dünyevi bir ideoloji yoluyla etkili kılınmak ve İslâm imparatorluğu Fütüvvet birlikleriyle derlenip yapılanmak istenmekte dir.^^
“Fütüvvetin bu resmi niteliği; siyasî otoriteye karşı Moğol istilasının önü sıra yıkılan hükümetlerle birlikte sona ermiş ve Arabistan, Suriye, Irak ve İran’daki yerli halk gmplannm gayri resmi ideolojisi dummunda yaşamaya devam ederek Anadolu Ahiliğinm oluşumunda en önemli rolü oynamıştır...
Ulema yoluyla temsil edilen bu ideolojiyi bir grup ideolojisi bâli ne dönüştürme çabalarından ibaret, tarikat ideolojisi, üçüncüsü <le
Türklerde İnançlar ve Din / 523

etkilerini açıklamaya çalışacağımız Fütüvvet ideolojisidir.
î^-vvet ideolojisi dayandığı değerler dolayısıyla, tarikatları etkileyen bir organizasyon biçimi geliştirmiş; kendisine bağlı gruplar deki sosyal ilişkileri, diğer ideoloj ilerin yapamadığı kadar sağlam temele oturtmuştur.” Bu ideolojiye bağlı birlikler; 1. Kavlî (Sanat-|,jflardan). 2. Seyfî (Kılıç kuşananlardan). 3. Surbi (Sanatkârlar ve jslterler dışında kalan, Fütüvvet ideolojisine bağlı diğer halkı içine alıyor)-
Her biri ayn ortamın ürünü olup, ne Melâmet, Fütüvvet ideoloj i-5İne, ne de Ahilik, Melâmetin uzantısıdır. Fütüvvet Selçuklu ve Os-[nanlı dönemi Anadolu’sunda gördüğümüz Ahi Birliklerinin kendisi değil, onun ideolojik yapısını oluşturan öğelerden birisidir. İkinci öğe ise Batıniliktir. Batınilik, yerleşik düzene başkaldırmış bazı sosyal birliklerin ideolojisidir. Kökeni, bir yandan Sünni toplum düzenine karşı olan ve Fatımi halifeliğini kuran İsmaililerce öne sürülen Şiî ideolojiye bir yandan da 6. yüzyılda İran’da Mazdak tarafından ortaya atılan iştirakçi fikirlere dayanmaktadır.^^
Türkler İslâm’la karşılaştığında Haşim oğulları siyasî çıkarlarını “yiû” yoluyla sağlamakta. Halifeliğe hâkim Emeviler ise Araplar dışındaki Müslümanlara karşı ırkçı bir politika gütme ktedir.^°
Melâmilik vakıf yoluyla tarikatların devlete bağımlı kılı nmasına, bunun halka karşı olan sonuçlarına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Varlığını halka adama gibi, yüksek ahlâki tavır, Fütüvvet ideolojisinin oluşturduğu diğer-gamlığın biraz daha ileriye götürülmüş bir görünüşüdür. Bunun için Fütüvvetle Melâmet çoklannca aynı şey sayılmıştır. Oysaki Fütüvvet diğer-gamlığa dayanmasına karşılık, Melâmet kişi emeğinin yüceltilmesine dayanmaktadır. Özelliği sebebiyle Fütüvvetin Melâmiliği etkilediği, Orta Asya’dan kalkan Türk göçünün hazırlanma yeri Horasan’dır. Fütüvvet ve Melâmet ideolojileri burada karşılaşmışlar, yerleşik hayatla ilk defa burada tanışmışlardır. Moğol istilası önü sıra bu bölgeden kitleler hâlinde Anadolu’ya göçen Türkler, büyük ölçüde buralarda yaygın Fütüvvet ve Melâmet ideolojilerinin etkisinde l'almış olması pek doğaldır. Böylece Fütüvvet, Batınilik ve Melâmet
524 / Anadolu’da Maneviyat
İdeolojilerinin Selçuklu ve Osmanlı dönemi Anadolu’sunda . Ahi birliklerini oluşturan tarihî ideolojik öğelerin başlıcaia^^''*’*^ Fütüvvet yeni yapının ihtiyaçlarına göre biçimlenen bir ahlâk ijA sini, Batindik politik arka plânına rağmen, bu yeni yapı “'i sosyo-ekonomik eşitsizliklere yönelik reformist bir ideoloji, ise; yaygın İslâmi tavrın halk kesiminde yeniden değerlendirilişi rak ortaya çıkmaktadır.^'
“İslamlaşmak, İslâm dünyasına katılmak, Türkler için yai^ı^ bir din değişmesi anlamına gelmemekte, aynı zamanda göçebe hay,j tan, yerleşik hayata geçiş olarak nitelenebileceğimiz büyük bir niyet değişmesini ifade etmektedir. Bu değişme tamamlanıncaya elbette ki, eski hayat tarzının gereklerinden doğmuş olan Şaınanirm yaşamaya devam edecektir... Yerleşik hayata geçen ve Müslümanoij, Türkler arasına yüzyıllar süren büyük göç dalgalan hâlinde doğmjjj ve kuzeyden gelen yeni göçebe Şamanist kitlelerin kanşması.öteyaj dan İslâm dünyasındaki reaksiyoner ideolojilerin etkisiyle, Şamaja örf ve âdetlerin bütün bu yüzyıllar boyunca canlılığını koruduğu rülmektedir.”^^
Sir Ramsey, ‘‘'Anadolu ’nun Türkleşmesi olayına bağlı olarak, çıtaya çıktığı sanılan Ahi Birlikleri de işte bu loncaların devamnk • başka bir şey değildir. Türkler bu teşkilatı kendileri Jcurrnamijk . Anadolu 'ya geldiklerinde orada hazır bulmuşlardır.”^^ diyerek Anadd lu Türk medeniyeti ile ilgili son derece anlamsız bir tavn yansıtmaktadır,
Ahi Birlikleri, gerçekte Bizans loncalarına da, İslâmi esnafteşki latlarına da, asla onların devamı sayılacak kadar benzememektei Ancak, Türkler Anadolu’ya geldiklerinde bomboş bir toprakla değil, Bizans kurumlannın pek çoğunun yaşadığı şehir ve kasabalarla kaışi' laşmış ve oralara yerleşmişlerdir. Ancak, Bizans loncalan; devleltarı fından bir dizi kamu göreviyle yükümlüdür. Bu kuruluşlar tüccarlar, sanatkârlar grubunu kapsamakta ve ekonomik amaçlar Ahi Birlikleri ise; önceleri devlet otoritesinin dışında oluşan i( birliklerdir. Bu birliklerin ideolojisi daha önce belirlemiş gibi Fütüvvet, Kermatilik ve Melâmet ideolojilerinin bir sentezidiı
Türklerde İnançlar ve Din / 525
a Ahi birlikleri kendilerine ideolojik yakınlık içinde olan bütün ^^plara açıktır. Bizans loncalarındaki evlilik yasağı, Ahi Birlikleri söz konusu değildir. Ahi Birlikleri loncalardan kökenleri, siyasî Jorite ilişkileri ve yapıları bakımından onlann uzantısı sayılmayacak (;adar farklıdır. Bizans loncaları birer menfaat birlikleri olduğu halde. Birlikleri cemaat yapısı taşıyan ideolojik birliklerdir.^
1071 Malazgirt Zaferi’yle Anadolu, çoğunluğu Orta Asya’dan jjlçn Türklerin eline geçmiştir. Olağan istilâlardan biri gibi görünse doğurduğu sonuçlar itibariyle de çok farklıdır. Selçuklu ordulan jlnadolu’ya özellikle yerleşmek üzere gelmişler, siyasî egemenlikle-fiylc birlikte kendi sosyal topluluklanm da getirmişlerdir. İran’da kısa zamanda imparatorluk hâline gelen Selçuklu, Hazar Denizi’nin kuzeyinden gelen İran yaylalarına inen göçebe kitleleri batıya yöneltmiş ve onlan Anadolu içlerine yerleştirmiştir.
Malazgirt zaferiyle birlikte Anadolu’ya inen Türk kitleleri, daha önce Orta Asya’da Hazar Denizi çevresinde ve İran’da yerleşik hayatı lammış olmakla birlikte, çoğtmiuk itibariyle göçebe ve yan göçebe aşiretlerdir. Selçuklular bunlan Anadolu’da yerleştirirken, onlann kuvvetli aşiret yapılarım parçalamış, bu bağdan doğan etnik bağlar ve dayanışmayı ortadan kaldırarak milli bir birlik kurmaya çalışmıştır.^^
Türklerin Anadolu’ya bir daha kopmamak üzere yerleşmelerinin sebebi, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun iskân politikalanyla ilgili-â Onlann zorunlu olarak yerleşik hayata geçmeleri ve bu yeni yaş a-mabiçimineuymalannı sağlamıştır.^^
Ahi liderleri hakkında farklı kişilik yapısı ile karşılaşmaktayız.
temizlik şirketi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder